The Balm Meet Matte Hughes - 6'lı Likit Ruj Seti


The Balm ürünlerini sevmeyenimiz yoktur herhalde. Gerek ambalajlarının albenisi gerekse ürün kaliteleri ile kendilerini sevdiriyorlar. Daha önce elimde bulunan ürünleri paylaşmıştım;Voyage Makyaj Paleti , Nude Tude Far Paleti , Hot Mama Allık , Frat Boy Allık (Ürün yorumlarına her bir ürünün üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz)  Severek kullandığım ürünlerinden biri de Meet matte Hughes 6'lı likit ruj seti. En çok sevilen büyük boy rujları tek bir pakette minik boyları ile satışa sınmuşlar. Set içerisinde bulunan renkler; Charming, Sincere, Committed, Doting, Dedicated, Loyal. Ben Loyal (kırmızı) renk hariç diğerlerini hemen hemen elimden hiç düşürmüyorum. Renkleri günlük hayatta da kullanılabilecek çoğunluğu doğal tonlarda olan rujlar.


Kalıcılıkları bir şeyler yeyip içilmediği sürece 8 saate kadar dayanabilmekte. Aksi taktirde dudağın orta yerinden silinmeye başlıyor. Naneli aromaya sahipler ancak bir süre sonra bu koku yok oluyor. Diğer marka mat rujlarda olduğu gibi dudakta biraz kuruluk yapıyorlar. Sürüldüğü anda hemen matlaşma sağlıyor ve dudak ile bütünleşiyorlar. Bu tip minik boy satılan ürünleri ayrı seviyorum. Çünkü son kullanma tarihi gelmeden bitiyor ve ürünü sevdiysem büyük boyunu almama vesile oluyorlar. Ayrıca çantada fazla yer kaplamadığı için aynı anda birden fazla ruju yanınızda taşımanıza olanak sağlıyor.
Devamını oku »

Saçınızı Boyamadan Önce Bilmeniz Gereken İpuçları


SAÇIN UZUNLUĞU BOYANIN MİKTARINI ETKİLER Mİ?

Evet. Eğer saçınız kalın telliyse ya da saçınızın boyu omzunuzu geçiyorsa, en iyi doygunluğa ulaşmak için iki kutuya ihtiyacınız olabilir. Ayrıca uzun saç uçları boyayı daha fazla emeceğinden, uçları boyama süresi farklılık gösterebilir.

SAÇ TİPLERİ FARKLILIK YARATIR MI?

Farklı saç tipleri, boyama sürecinde farklılık gösterir. Gözönünde bulundurulması gereken, saçın kalın mı yoksa ince telli mi olduğudur. Kalın telli saçların boyayı emme süresi daha fazladır. Bu nedenle boyama süresi daha uzun sürer. İnce telli saçlar boyayı daha kolay emeceğinden boyama süresi kısalır. Kuru veya permalı saçlardaysa boya çok hızlı emilir. Fakat, boyama süresi burada bahsettiğimiz genel özelliklerin dışında daha birçok faktöre bağlı olarak değişir.

BOYADAN ÖNCE SAÇIMI KESTİRMELİ YA DA PERMA YAPTIRMALI MIYIM?

Boyadan önce saçınızı kestirmek, boyanın asıl etkilerini gösterecektir. Ayrıca boya, saç kesiminizi de ortaya çıkaracaktır. 

Aynı durum perma için de geçerli. Perma işlemi, yeni uygulanan boya işlemine engel olmayacaktır. Saçınız uzayana kadar ya da saçınızı yeniden boyayana kadar süren kalıcı boyalardan kullanıyorsanız, boyamadan önce 7 ila 10 gün bekledikten sonra en az bir kez yıkayınız. 

Saç derinizi tahriş etmediği sürece, bazı Yarı Kalıcı (8-12 yıkamaya kadar) ve Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı (28 yıkamaya kadar) saç boyaları permanız ile aynı gün uygulanabilir. Emin olmak için paketteki sonuç tablosunu kontrol edin. Her iki şekilde de, boya işleminden önce saçınızın yapısını gözönünde bulundurun. Perma ve düzleştiriciler saçınızdaki gözenekleri açtığından boyanın daha hızlı emilmesini sağlar.

BOYADAN ÖNCE SAÇIMI YIKAYAMALI MIYIM?

Boyadan hemen önce saçı yıkamak saç derinizi koruyan doğal yağların kaybolmasına neden olduğundan yıkamamalısınız. 

Yarı Kalıcı (8-12 yıkamaya kadar) ya da Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı (28 yıkamaya kadar) boyalar için saç 12 ila 24; Kalıcı boyalar için ise 24 saat önce yıkanmalıdır.

RENKLERİ KARIŞTIRIP BİRLEŞTİREBİLİR MİYİM?

Size en çok yakışan rengi kendi kendinize ayarlayabilirsiniz. Ancak, en iyi sonuçlar için, renginizi hazırlarken 2 ila 3 ton daha açık ya da daha koyu tonları karıştırınız.

SÜRE NE ZAMAN BAŞLIYOR?

Paket üzerinde belirtilen süreye göre boyama işleminizi bitirir bitirmez zamanlayıcınızı kurunuz.

BOYADAN SONRA SAÇ BAKIM KREMİ KULLANMALI MIYIM?

En iyisi, kutu içinde saç boyanızla birlikte verilen saç bakım kremini kullanmanızdır. Çünkü, paket içinde saç boyanızla gelen saç bakım kremi boyalı saçınıza yumuşaklık ve parlaklık kazandırmak için özel olarak test edilmiştir.

SAÇIMI NE ZAMAN TEKRAR BOYAMALIYIM?

Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı boyalar, 28 yıkamaya kadar sürer; saçınızı hergün yıkarsanız, bu süre yaklaşık 4 haftadır. Kalıcı Boyalarda ise dipleriniz gözükmeye başladığında, yaklaşık 4 ila 6 hafta sonra boyanın yenilenmesi gerekir. Dip boyama adımlarını takip ettiğiniz sürece, saçınızla ilgili hiçbir probleminiz olmayacaktır.
Devamını oku »

Hamilton Active Family Güneş Losyonu SPF50+

Güneşin zararlarını bertaraf etmeye yönelik güneş koruyucu bakım losyonudur. Cildin zararlardan dolayı yıpranmasını, tahriş olmasını önlemem adına besin ve nemlendirme etkisiyle cildin güneşe karşı korunmasını sağlar. Güneşin zararlı UVA ve UVB ışınlarından doğan lekelenme ve kırışıklığı azaltır, zararları bertaraf ederek kusursuz cilde kavuşturur. Kurumayı ve çatlamayıi yanma ve de kızarmayı önler. Dry-Touch Formula özelliği ile ciltte parlamaya ve yağlı hisse neden olmaz. Güneşe çıkmadan önce günlük olarak temiz haldeki kuru yüz ve boyun bölgelerine göz çevresi dışında parmaklarla masaj yapılarak uygulanır ve durulama olmaksızın gün içerisinde yinelenmelidir. Bütün cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz bölgesi için geliştirilmiş olmakla beraber el ve vücut için de kullanılabilir. Losyon yapısı ile ciltte beyazlık bırakmaz.


Cilde nem sağlayan ürün etkili koruma gerçekleştirir. Düzenli olarak kullanılan ürün cildi güneşin zararlı ışınlarına karşı etkili şekilde korur. Yaz ve kış ayları için kullanılabilen ürün nemlendirici ve besleyici bakım gerçekleştirir. Canlı bir organizma olan cilt sürekli olarak bakıma ihtiyaç duymaktadır. Cildin korunması ve nem kazanması için etkili bakım gerçekleştirir. Ürünle güneşin zararlı olan ışınlarından korunmak mümkündür. Güneşin zararlı olan ışınları ciltte yaşlanmaya, lekelere ve hasarlara neden olur. Uzmanların da tavsiye ettiği ürün düzenli kullanımla cildi pürüzsüz ve canlı bir görünüme kavuşturur. Cildi hassas ve açık renkli kişilerin koruma bakımını en iyi şekilde gerçekleştirir. Güneş kaynaklı hasarlara karşı üstün koruma gerçekleştirir. Cilt hasarlarını giderir ve ciddi şekilde su toplamış, acılı ve ağrılı olan yanıkları giderici bakım gerçekleştirir. Yüksek koruma sağlayan ürünle üstün koruyucu bakım sağlanır.

Canlı ve enerjik bir cilt gelişimi sağlayan ürünle cilde bariyer oluşturulur ve koruyucu bakım en iyi şekilde sağlanır. Tüm cilt yüzeyine uygulanabilen ürün kulak ve boyun bölgesine de uygulanmaldır. Uygun miktarda ürünü güneşe çıkmadan 15 dakika önce cilt yüzeyine ve kulak, boyun bölgesine uygulamak gerekir. Yüz için günlük olarak uygulanması gereken ürün günde 2 kez 1 çay kaşığı losyon kullanımı önerilir.
Devamını oku »

Kinoa Nedir?


Her ne kadar görüntüsü tahıllara benzese de kinoa otsu bir bitkidir ve ıspanakgiller familyasındandır. Besleyici ve etli yaprakları olan kinoanın açan çiçekleri zengin besin kaynağı olan tohumlara dönüşür. Kinoanın yenilen kısmı bu küçük tohumlardır. 

Buğday ve pirinç dünya nüfusunu besleyen 2 temel tahıl türüdür. Vücudun temel protein ihtiyacını karşılayan besinler buğday ve pirinçtir. Pirinç üretimi için oldukça fazla suya ihtiyaç duyulur. Dünya genelindeki su kaynaklarının azalmasıyla ve küresel ısınmayla birlikte pirinç ve buğday üretimi de azalmıştır. Bundan dolayı alternatif bir gıda olarak her türlü topraklarda üretilebilen, su ve gübre problemi olmayan kinoa gündeme gelmiştir.


Kinoa Tohumu

Kinoa tohumu bitkinin yenilebilen kısmıdır. Küçük görüntüsüne karşılık kinoa tohumları oldukça besleyicidir. Kinoa tohumları temel aminoasitlerin tamamını ve yüksek oranda protein içerir. Bitkisel gıdalar arasında kinoa en yüksek protein içeriğine sahip besindir. Proteini oluşturan temel yapı taşı aminoasitlerdir. İnsan vücudundaki 20 aminoasitten 9’u vücut tarafından üretilemez. Bunlar et,yoğurt, süt gibi hayvansal gıdalardan alınmalıdır. Kinoa bu 9 aminoasitin tamamını içerir. Kinoa’nın içerisinde neredeyse et kadar aminoasit vardır ve kinoa aminoasitlerinin emilimi etten daha fazladır.

Ayrıca kinoa tohumu yüksek oranda vitamin, mineral ve lif içerir. Kinoa tohumunda A, B, C, D ve K vitaminleri vardır. Bu zengin içeriğe karşılık kinoa tohumlarında hiç kolesterol yoktur. Bunlar dışında kinoa tohumu magnezyum, demir, çinko, kalsiyum ve fosfor açısından da zengindir. Bu zengin içeriğin insanlar tarafından keşfedilmesiyle kinoa nedir ve kinoa faydaları nelerdir merakı uyanmaya başlamıştır.

Kinoa Faydaları

Birçok farklı gıdadan alınabilen vücut gereksinimlerini tek başına içerisinde barındıran minik kinoa tohumları insan sağlı açısından oldukça faydalıdır. Yaygın olarak bilinen kinoa faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Kanser oluşumunu engeller.
  • Kalp-damar sağlığını korur.
  • Kemikleri ve dişleri güçlendirir.
  • Yüksek tansiyona iyi gelir.
  • Diyabete iyi gelir.
  • Bahar alerjisine karşı korur.
  • Antioksidandır.
  • Anne sütünü arttırır.
  • Ameliyat sonrası yaraların iyileşmesini hızlandırır.
  • Yaşlanmayı geciktirir.
  • Kansızlığa iyi gelir.
  • Kabızlığa iyi gelmesi bilinen kinoa faydalarıdır.
Kinoa İle Zayıflama

Zengin içeriği ile gündeme gelen kino konusunda en çok sorulan sorulardan biri de kinoa ile zayıflama mümkün müdür? Kinoa ile zayıflamak isteyenler için kinoanın katkıları şu şekilde sıralanabilir.
  • Kinoa yüksek miktarda protein içerir. Tokluk hissi verir ve kolesterolü yükseltmez.
  • Zengin kalsiyum içeriği ile metabolizmayı hızlandırır.
  • Vücutta ödem oluşmasını engeller.
  • Spor ve diyet yapanlara vücuda enerji vererek katkı sağlar.
  • Yine diyet ve spor yapanlarda kas ve kemik sağlığını korur.
  • Diyet yapanlarda kilo aldırmadan vücudun birçok besin ihtiyacını karşılar.
Kinoa Nasıl Kullanılır ?

Kinoa yüksek besin değerine karşılık yağ oranı düşüktür ve kilo aldırmaz. Kolay hazmedilmesi nedeniyle de bebeklerden yaşlılara kadar her yaş grubu için uygun bir besindir. Vejetaryenlerin protein ihtiyacını gidermesi için de ideal bir besindir. Gluten içermediğinden çölyak hastaları için de uygun bir üründür. Bütün bu özellikleri bir araya geldiğinde kino için kaçınılmaz olmuştur. Dünya genelindeki birçok toplumda olduğu gibi ülkemizde de kinoaya ilgi uyanmıştır. Ülkemizde kinoa kolaylıkla ulaşılabilir bir ürün olarak birçok marketin reyonlarında yerini almıştır. Bununla birlikte toplumumuz için yeni bir ürün olan kinoa için sıklıkla kinoa nasıl kullanılır sorusu sorulmaktadır.

Kinoa’nın kendine has bir aroması vardır ve baskın bir tadıyla baskın bir kokusu yoktur. Kinoa lezzetli ve hafif bir besindir. Bulgur ve pilavın kullanıldığı yemeklerin tamamında kullanılabilir. Kinoa garnitür olarak yemeklere eklenebilir, çorbalarda kullanılabilir ve pilavı yapılabilir. Un haline getirilerek kek, pasta ve kurabiye hamurlarına konulabilir. Yine kinoa nasıl kullanılır sorusunu soranlara haşlanmış kinoanın salatalarda kullanılması iyi bir seçenek olabilir.

Kinoa Nasıl Pişirilir?

Kinoa pişirilmeden önce yarım saat kadar suda bekletilir. Daha sonra kinoanın tadındaki acılığın giderilmesi için süzgeçte bol suyla ve ovularak iyice yıkanır. Pişirmek için hazır olan kinoanın iki katı kadar su hazırlanır. Bir Bardak kinoa için iki bardak su olacak şekilde kinoa, suda, et suyunda ya da tavuk suyunda kaynamaya başlayana kadar yüksek ateşte pişirilir. Su kaynamaya başlayınca tencerenin kapağı kapatılarak altı kısılır. 15 dakika kadar kısık ateşte pişen kinoa 5 dakika dinlenmeye bırakılır. Marketlerdeki ürünlerin paketlerinde de nasıl pişirileceği ve farklı kino tarifleri yer almaktadır.
Devamını oku »

Uykunun Önemi!


UYKU YANILGILARI
  • Çoğu insan iyi bir uykunun; kolayca uykuya dalma, uyku sırasında az uyanma ya da kaç saat uyuduğuyla ilgili olduğunu düşünüyor.
  • Gece boyu bir insanın ortalama 28 kere uyandığını biliyor musunuz? Bunlar ertesi gün hatırlanamayacak kadar kısa süreli uyanmalardır. Uyku arasında uyanmaların en fazla 3 dakika sürmesi normal bir durumdur.
  • Uykunuzun kalitesi uyandığınızda kendinizi nasıl hissettiğinizle ilgili değildir. Derin bir uykudan uyandığınızda daha yorgun hissederken, hafif bir uykudan uyandığınızda dinlenmiş olarak uyanacaksınız.
  • Profesör Juergen Zulley ‘’uykunun fiziksel, duygusal, zihinsel sağlık için temel bir ihtiyaç” olduğunu söylüyor.
FAYDALARI
  • Kaliteli bir uyku size canlılık katarken, güne enerjiyle başlayıp verimliliğinizi arttırarak, sosyal ve sağlıklı olmanıza katkıda bulunmak için yeterlidir.
  • Zihin açıklığı; karışık hesaplardan, araba sürmeye kadar farklı işleri yerine getirmeniz için bilişsel becerilerinizi geliştirir.
  • Fiziksel performans; ruh haliniz olumlu etkilenirken aynı zamanda çarpıntılarınız azalır ve fiziksel dayanıklılığınız artar.
  • Sağlığınızı korur ve yaşam kalitenizi arttırır.
  • Bağışıklık sisteminizi güçlendirerek enfeksiyonlardan korunmanıza yardımcı olur.
  • Hafızanızı güçlendirir.

UYKU VE ADET DÖNEMİNİZ
  • Kadınların uykuları, hormonal değişiklikleri yüzünden erkeklere oranla üç kat daha zayıftır. Bu durum adet dönemleri sırasında daha da kötüleşir.
  • Kadınlar en büyük zorluğu, hormon seviyelerinde değişiklik olduğu zaman yaşıyorlar. Hamilelik, erken annelik ve adet dönemleri gibi hormonal değişiklikler uyku problemi yaşamalarına sebep oluyor.
HORMON SEVİYESİ
  • Adet kanaması sırasında uykusuzluk ve östrojen artışı progesteron’a neden olabilir.
  • Ayrıca, adet sırasında sızıntı endişesi yaşamak da uykunuzu olumsuz etkiler.
UYKUNUZU ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1. ÇEVRESEL: Elektronik aletler, istenmeyen ışıklar ve gürültü, kaliteli uykuyu etkileyen önemli faktörlerdendir.

2. PSİKOLOJİK: Rahatlama, ruhsal dengenizin yenilenmesinin anahtarıdır. Gergin hissettiğinizde, dinlenmek için zaman bulamadığınızda ve uykuya çabuk dalamadığınızda gün boyu yorgun hissedersiniz.

3. FİZİKSEL: Daha birçok sebep gibi ağrı ve rahatsızlık hissi uykunuzun derinliğini etkiler ve uyku sırasında uyanma sürelerini uzatır.

PROF. DR. ZULLEY’DEN İPUÇLARI;
  • Yatak odanızı uyku dostu bir vahaya dönüştürün.
  • Sizi dinlendirecek uyku öncesi rutini oluşturun.
  • Akşam yemeğinde hafif yemekler tercih edin.
  • Size uygun bir uyku düzeni oluşturun.
  • Yatmadan en az üç saat önce yapılan egzersiz, uykuya daha hızlı dalmanızı sağlar ve derin bir uyku uyumanıza yardımcı olur.
Devamını oku »

Saçını İlk Kez Boyayacaklar İçin Öneriler


Saç boyamak, tarzınızı değiştirmenin hem eğlenceli hem de harika bir yolu. Eğer ilk kez saçınızı boyayacaksınız, sakın korkmayın.


Saç boyamada mükemmeli yakalamanız için bazı ipuçları;
  • Esaslı değişiklerden kaçının: Saçınızı boyamak, dış görünümünüzü değiştirmek adına yapacağınız en esaslı değişikliktir. Eğer saçınızı ilk defa boyuyorsanız, mevcut renginizin tonlarını tercih edin ya da sadece biraz derinlik ve parlaklık ekleyin. Çok fazla değişiklik, sizi şok edebilir. Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı Saç boyasını kullanırsanız, saçınızın bütünlüğünü koruyabilirsiniz.
  • Daha uzun süreli yarı kalıcı boya ile başlayın: Saçınızı bir hevesle boyuyorsanız, Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı boyayla “almadan önce deneyin.” Bunun iki avantajı var: Birincisi, bu tür boya çabuk akar. Yani eğer beğenmezseniz, kurtulabilirisiniz; ikincisi, Daha Uzun Süreli Yarı Kalıcı boyayla doğal renginize daha yakın gölgeler elde edersiniz. Böylece büyük değişikliklere karşı önlem almış olursunuz.
  • Eğer kararsızsanız, daha açık tonları tercih edin. Koyu tonlara dikkat edin: Eğer sonuçtan memnun kalmazsanız, açık tonları düzeltmek çok daha kolaydır. Genellikle, aldığınız tüp, saçınızı düşündüğünüzden daha koyu hale dönüştürür. Yani eğer saçınızı koyu bulursanız, düşündüğünüz sonuçtan biraz daha açık bir ton seçin. Koyu bir rengi düzeltmek daha zordur, hatta bazen imkansız bile olabilir. Mesela, siyaha boyanan bir saç çok yoğun açıcıya ihtiyaç duyar. Bunun da saça yarardan çok zararı dokunur. Ayrıca, rengi düzeltmek tek bir işleme göre birkaç kez tekrarlanabilir.
  • Unutmayın ki herkesin boyası farklıdır: En iyi arkadaşınızın saç rengine bayılıyor musunuz? Siz de bu rengi saçınıza uygulayabilirsiniz, ama aynı kutuyu alacağınızı sanmayın. Aynı boya, iki kişide çok farklı sonuçlar doğurabilir. Saçınızın durumunu, başlangıç renginizi ve size anlattığımız diğer faktörleri göz önünde bulundurmalısınız. İkizler bile aynı değildir. Ayrıca, bu durumda şunu da anlamak gerekir ki, kutunun üzerindeki modelle, sizin saç renginizin sonuçları da uyuşmayabilir. Başlangıç renginizi baz alarak hangi renge daha yakın bir sonuç elde edeceğinizi başlangıç ve sonuç renklerinin yer aldığı renk sonuç tablosunu inceleyerek anlayabilirsiniz.
  • Cilt tonunuza ve göz renginize uygun renkler seçin: Cildi daha koyu olan kadınlar, daha sıcak renklerle baş edebilirler. Dayanıklılığınızı ölçmek isteyebilirsiniz. Mavi ve yeşil gözlü kadınlara, soğuk renkler çok yakışır. Kaşlarınızı da göz önünde bulundurmayı unutmayın. Saçlarınız ve kaşlarınız arkasında keskin bir fark olsun istemezsiniz.
Devamını oku »

Sağlıklı Bronzlaşma İçin 10 Altın Öneri


Yaz geldi, kısa bir hafta sonu kaçamağı veya bir haftalık tatil sırasında mümkün olduğu kadar bronzlaşıp, yaza hoş bir ten rengiyle devam etmek birçok kadının hayali. Ancak kısa sürede bronzlaşayım derken güneş yanıklarıyla karşılaşma olasılığı yükseliyor. Sizin için sıraladığımız uyarıları dikkate alırsanız sağlıklı bir şekilde bronzlaşabilirsiniz.

Sağlıklı Bronzlaşma İçin 10 Altın Öneri;
  • Koruyucu kreminizi güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulayın. Güneşe maruz kaldıktan sonra uygularsanız krem etkisini hemen göstermeyeceği için güneş yanığı oluşabilir.
  • Klişe gibi gelebilir ama bu çok önemli bir kural. Kesinlikle ama kesinlikle güneş ışınlarının en dik geldiği 11.00-15.30 saatleri arasında güneşe doğrudan maruz kalmayın. Özellikle de güney bölgelerinde tatil yapıyorsanız.
  • Güneş kreminiz su geçirmez bile olsa her yüzme veya duştan sonra yeniden sürün. Ayrıca suya girmeseniz bile dört saatte bir tekrarlamakta yarar var.
  • Güneş kreminin içeriğindeki SPF ne kadar yüksek olursa güneş altında yanmadan o kadar uzun zaman geçirebilirsiniz. Ama SPF 30’un, SPF 15’ten iki kat fazla koruma etkisine sahip olduğunu düşünmeyin. SPF 30, SPF 15’ten yalnızca yüzde 5 oranında daha fazla etkilidir. SPF 50 ise SPF 30’dan sadece yüzde 1 daha fazla.
  • Hangi SPF faktörünün sizin için uygun olduğunu nasıl bileceksiniz? Ten renginiz ne kadar açıksa o kadar çok korunmaya ihtiyacınız vardır. Açık tenliler ve kızıllar SPF 30 ve üstünü kullanmalı. Esmer tenliler için genellikle SPF 15 faktörü yeterli olur. Ancak alerjik yapıda bir cilt tipiniz varsa SPF 50 ve daha fazlasını kullanmalısınız.
  • Güneşin altında kaldığınız sürelerde cildinizin yeterli nem ve mineralleri hapsedebilmesi için bol sıvı tüketin. Özellikle çay, kahve, kola gibi kafeinli içeceklerle aranız iyiyse içtiğiniz su miktarını artırın. 
  • Sürekli denizin üzerinde ya da bir kumsalda güneşleniyorsanız güneş yanığı ihtimalinizin yüksek olduğunu unutmayın. Çünkü su ve kum mercek etkisi yaratıp güneş ışınlarını yansıtır.
  • Geçen yıl alıp kullandığınız güneş koruyucunuzu yeni bir tanesiyle değiştirmekte yarar var. Çünkü içerdiği koruyucu maddeler zaman içerisinde etkisini yitirmiş olabilir.

  • Güneşe çıkarken deodorant ve parfüm asla sıkmayın. Aksi takdirde cildinizde lekelenme yapabilirler.
  • Güneş sonrası ürünler kullanın. Böylece teninizi rahatlatmış olursunuz. Cildinizde kızarıklık oluşmuşsa, soğuk su uygulaması yapın. Cildinizin rahatlayıp nemini geri kazanabilmesi için nemlendirici bir krem uygulayın.

Devamını oku »

Çocuklara Sağlıklı Ara Öğünler


Zamanla ara öğünler çocukların sağlıksız atıştırmalıklarla beslendikleri öğünlere dönüşüyor. Okul sonrası ara öğün akşam yemeğinin saatine ve çocuğun iştah durumuna göre ayarlanmalı. İştahsız çocukları ara öğünle doyurmak yerine ana öğüne yönlendirmek lazım. Taze sebze ve meyve, 1 bardak süt veya 1 kase yoğurt gibi çok doyurucu olmayacak şekilde sağlıklı yiyeceklere ara öğünlerde yer verilebilir. Eğer akşam yemeği erken yeniliyorsa aynı şekilde ara öğün hafif ve sağlıklı atıştırmalıklarla geçilebilir.

Sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninde, şu dört besin grubu öğünlere dağıtılarak yeterli miktarlarda tüketilmelidir:
  • Protein, kalsiyum, fosfor, B2 ve B12 vitaminleri açısından zengin süt grubundan süt, yoğurt, peynir.
  • Protein, demir, çinko, magnezyum, B6, B1, B12 ve A vitaminleri açısından zengin et grubundan kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta, kuru baklagiller, ceviz, fındık vb. yağlı tohumlar ve kuru baklagiller.
  • Birçok vitamin, mineral ve antioksidanlar bakımından ve özellikle de posadan zengin sebze ve meyve grubu.
  • B12 dışında tüm B grubu vitaminlerden, kompleks karbonhidratlardan, posadan ve bitkisel proteinlerden zengin tahıl grubundan ekmek, bulgur, makarna, pirinç, patates vb. besinler. in her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesi önerilmektedir.
Ara öğünlerde birinci tercihimiz çocukları taze meyve ve sebze tüketimine yönlendirmek olmalı. Meyvenin suyunu sıkmak yerine taze meyve olarak verelim ve çocukları da bu şekilde yemeye yönlendirelim. Aynı zamanda çocuklar elle yenebilecek çiğ sebzeleri evde hazırlayacağımız soslarla yemeyi de sevebilirler.

Akşam yemeğinin geç yenildiği veya günlerin uzun olduğu dönemlerde çocuklara besleyici ve enerji sağlayacak ara öğünler vermeliyiz. Süt, sütlü hafif bir tatlı, tahıllı müsli, peynirli tost, ayran, simit-peynir-domates-salatalık, karpuz-kavun-peynir okul çocuğuna verebileceğimiz en iyi ara öğün alternatifleri. Bunların yanında haftada bir ev yapımı tahıllı kurabiye veya kek de verilebilir.
Devamını oku »

Anıları Ölümsüzleştirmenin En Güzel Yolu: FOTOFONİK


En güzel anılarımızı ölümsüzleştirmenin en güzel yolunu buldum desem ne dersiniz ? Fotofonik ile sahip olduğumuz veya Instagram hesabımızda paylaştığımız birbirinden havalı fotoğrafları Retro Polaroidlere, Kare Kartlara,Gofretlere, Posterlere, Rozetlere,Magnetlere ve Yastıklara dönüştürebiliriz. Böylece her baktığımızda o anı tekrar tekrar yaşayabiliriz.


Sahip olmak veya hediye etmek istediğimiz ürünü seçip satın al butonuna bastıktan sonra sistem önce Instagram hesabımıza bağlanmamazı sağlıyor. Instagram hesabımıza bağlandıktan sonra bastırmak istediğimiz fotoğrafları sistemin kolay arayüzü yardımıyla seçebiliyoruz. Fotoğrafları seçip veya bilgisayardan yükleyerek ödeme ekranına yönlendiriliyor ve güvenli bir şekilde ödeme işlemi tamamlandıktan sonra siparişimiz Fotofonik'e ulaşıyor. Siparişi aldıklarından en kısa süre içinde ürünlerimizi ücretsiz kargo ile elimize ulaştırıyorlar. Fotofonik, Retrofonik kartları 3 farklı boyut halinde bizlere sunmuş. Ayrıca altlarına istediğimiz notu yazabilme imkanını da bizlere sunuyor. Böylece üzerinden uzun yıllar geçse dahi, o anımızı hatırlamak çok daha kolay hale geliyor.


Fotoğraf kalitesine gelecek olursak; Fotofonik tüm ürünlerini en yüksek kalite standartlarında, gerçek fotoğraf kağıdına basılarak, İstanbul'da üretiyor. Baskıların kalitesi telefonumuzun ekranındaki fotoğraflarımız kadar parlak ve net. Sisteme yüklediğimiz fotoğraflar ile elimize geçen fotoğraflar arasında hiç bir fark yok.


Fotofonik, diğer benzer firmalara nazaran daha iyi baskı kalitesinde fotoğraflar üreterek biz tüketicileri memnun etmeyi hedefliyorlar. Ürünler siparişi tamamladıktan hemen sonra kişiye özel olarak üretilmeye başlıyor. Üstelik herhangi bir sorunla karşılaşırsak Fotofonik ailesi hello@fotofonik.com e-posta hesabından bizlere destek sağlıyorlar.
Devamını oku »

Hamilton Everday Face SPF 50+ - Mat Yüz Kremi


Hamilton Everday Face SPF 50+ Mat Yüz Kremi, mat ve renkli yapısı, kapatıcı özelliği ile kullanılabilecek bir yüz kremidir. Günlük bakım kremi olarak etkin bir kullanıma sahip olan ürün cildi güneşin zararlı ışınlarına karşı korur. Mat yapısı sayesinde ciltte yağlanma ve parlamaya neden olmaz. Gözenekleri tıkamadan bakım yapan ürün içerdiği Aloe Vera özü ve E vitamini sayesinde etkin bir bakım sağlar.

Paba, lanonin ve parfüm içermeyen ürün günlük olarak kullanılır, 50 faktörün üzerinde etkin bir koruma sağlar. Ürünle ciltte kapatıcılık ve güneşin zararlı ışınlarından korunma sağlanır. Hamilton Everday Face SPF 50+ Mat Yüz Kremi, hafif renkli formu ile cildinizde hoş bir görünüm sağlar ve cildinizi güneşin neden olabileceği zararlı etkilerden de korur. Makyaj için ideal zemin hazırlayan ürünü rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Ürün özel olarak geliştirilen formülü ile gözeneklerde tıkanmalara neden olmaz ve yağlı olarak parlamalar yaratmaz. Günlük olarak kullanılan ürün ideal bakımı da sağlar.


Hamilton Everday Face SPF 50+ Mat Yüz Kremi Özellikleri
  • Hamilton Everday Face SPF 50+ mat yapısı ile cildi parlatmaz.
  • Cilde uygulandığında renklendirir.
  • Ciltte parlaklık bırakmaz.
  • Makyaj için zemin hazırlama özelliği vardır.
  • Cildi nemlendirir.
  • Ürün fondöten etkilidir.
  • Non-komedojenik ve non-aknejeniktir.
  • Yağlı, akneye meyilli ciltlerde de kullanılabilir.
  • Hassas ciltlerde güvenle kullanabilir.
Kullanımı:
  • Kullanmadan önce iyice çalkalanmalıdır.
  • 20 dakika önce uygulanır.
  • Etkin bir korunma elde edebilmek için 4 saatte bir tekrar edilir.
  • Su ile temas sonrasında tekrar kullanılmalıdır.
Devamını oku »

Yeni Trend: BRALET

Modern zaman işkencesi olan sütyenlerin papucunu dama attıran braletleri gelin birlikte tanıyalım. Sütyenler kadar sıkmayan, can acıtmayan, terletmeyen bir ürün desem ne dersiniz? Şıklığından ödün vermeyen, aksine şıklığına şıklık katmak isteyen hanımların aradığı ürün kesinlikle bralet...


Kendisi rahatlığı ve kullanışlılığı ile hayatlarımıza bir mucize gibi doğdu. Birkaç sezondur da, hak ettiği değeri kadınlar tarafından bol bol görüyor. Çünkü süngersiz yapısı ile çok rahat. Dekolteli kıyafetlerden görünmesi gibi bir derdi de yok. Bilakis, görünmesi daha da bir stil duruyor. Hemen her kıyafete saniyesinde bambaşka bir hava veriyor. Sizi de süngerli sütyenler içine hapsolmaktan kurtarıyor. Özetle o boyundan büyük ne varsa, bir bir hallediyor. Braletler, özellikle sade tasarımlı basic tişörtlerle harika duruyor. Çünkü kendisi fena halde iddialı ve aynı kombinde bir başka rakibe daha yer yok! Bu 'tarz' duruşuna sadece biz değil, tüm moda dünyası hasta! Havalar ısınmaya başladığına göre siz de varsa braletleri giymeye, yoksa en kısa sürede edinmeye bakın. Sizi rahatlığı ile saracak. Şıklığı ile büyüleyecek. Resmen hafiflemiş gibi hissettirecek. Şunu da asla unutmayın: Hiçbir şey sizin rahatlığınızdan daha önemli değil.
Hemen hemen çoğu marka bralet üretmeye başladı. Benim de aralarından beğendiklerim oldu tabi ki. Gelin birlikte inceleyelim...


H&M
H&M

OXXO

OXXO
Devamını oku »

Didim Vegfest 2017 #yaşamdolufestival


Türkiye’nin ilk vegan festivali bu yıl 29-30 Nisan 2017 tarihlerinde, Didim Belediyesi, Türk Vegan Vejetaryenler Derneği (TVD), Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) ve Didim Turizm Altyapı Birliği (DİTAB) organizasyonuyla, tarihi Apollon Tapınağı mevkiinde festival sokağında düzenlendi. Festivale Türkiye'nin her yerinden çok sayıda vegan ve vejateryan katıldı.


Vegan Dostu Belediye nedir?
Vegan Dostu Belediye kavramı, tüm canlıların yaşam hakkına saygılı, ekoloji ve çevre bilinci alanlarında sürdürülebilirliği ilke edinmiş, bu felsefeye duyarlı bireylerin toplumdaki yerini kabul eden, yaşam ve yeme hakkını önemseyen kabul eden ve buna uygun hizmet üreten bir bilinç düzeyini ve belediyecilik anlayışını ifade eder.
Dünyada bu konuda resmi olarak vegan dostu belediye olduğunu ilan eden ilk belediye Barcelona’dır. Bunu takiben dünyanın ikinci resmi vegan dostu belediyesi Didim’dir.


Didim Belediyesi’nin vegan dostu faaliyetleri arasında, imkânlar doğrultusunda tüm hayvanların yaşam hakkının tanınarak yaşam koşullarının iyileştirilmesi, belediye sınırları içerisindeki hizmet üreten alanlarda ve kendi tesislerinde veganlara da uygun alternatiflerin bulundurulması, hizmet sunan personelin bu konuda bilinçli hale getirilmesi için çeşitli zamanlarda eğitim faaliyetleri düzenlenmesi, şehri ziyaret eden vegan ve vejetaryenler için, seçimleri kolaylaştırıcı, alternatifleri tanıtıcı bir şehir haritası hazırlanması gibi faaliyetler sayılabilir.


21.yüzyılın hızla büyüyen ve sürdürülebilir temelli ana akımlarından olmaya aday vegan yaşam biçiminin dünyada 2.sırada Didim Belediyesi tarafından kabul edilmesi ve desteklenmesi, belediyenin vizyonu, yenilikçi ve ileri görüşlü politikasını özetlemesi bakımından oldukça önemli bir anlam ifade etmektedir.


Festivaldeki STK ve Firmalar:
  • Arbella Makarna
  • Bizim İşler Atölye
  • Blancas Vegan Cuisine
  • C-Tox
  • Dağ Medya
  • Doğa Derneği
  • Du-Be Sanat Evi
  • Eyüp Sabri Tuncer
  • Faber Kimya & İlaç
  • Gloria Jeans Coffees
  • GreenPeace
  • Hayvanlara Adalet Platformu
  • Haytap
  • İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu
  • İpeker Tekstil (Vegan)
  • Kurme Gıda
  • The LifeCo - Bodrum
  • Tatlıses Çiğköfte
  • Trakya Çiftliği (Vegan)
  • Ulusal Tohum Takas Merkezi (UTTM)
  • Vegan ve Vejetaryenler Derneği Türkiye (TVD)
  • Vegisso Cafe
  • Veg & Nature Derneği
  • V-Label Türkiye
  • Zade Vital
  • Zebramo




Festivaldeki Atölyeler:
  • Raw Food Atölyesi
  • Vegan Yemek Atölyesi
  • Yerel Otlar ve Salamura Atölyesi
  • Yoga Atölyesi
  • GoOkulu Atölyesi
  • Tişört ve Bez Çanta Tasarım-Boyama Atölyesi
  • Bir Vegana Sor Atölyesi
  • Sabun Atölyesi 

Çocuk Atölyeleri:
  • Masal Atölyesi
  • Çocuk Yogası Atölyesi
  • Resim Atölyesi
  • Çocuklar ve Hayvanların İletişimi

Festival veganlığın 3 temel etkisi üzerine kurgulandı: Etik, Ekolojik ve Sağlık. Tapınak çevresinden geçen yaklaşık 2 km’lik festival alanı için düzenlenirken festivalin açılışına Didim Kaymakamı İskender Yönden, Didim Garnizon Komutanı Çetin Gülseven, Didim Belediye Başkanı A. Deniz Atabay, Eski Turizm bakanlarında ve TURAD Başkanı Bahattin Yücel, Didim’in fahri hemşehrisi ve Turizmci Hüseyin Baraner, CHP İlçe Başkanı Gökmen Karataş, Belediye Meclis Üyeleri, Oda başkanları, kamu kurum temsilcileri, Sivil toplum kuruluş temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.




Başkan Atabay festival alanına Aydın Büyükşehir Belediyesi bando takımının marşıyla girerek alandakilere selam verdi. Konuşmalar öncesinde Bando takımı marşlar çaldı; ardından DAHOT halk oyunları ekipleri gösteriler gerçekleştirdi. Festival çerçevesinde sivil toplum kuruluşları, dernekler ekoloji çevre ile ilgili konularda paneller düzenlediler ve söyleşiler yaptılar. Çeşitli konularda (çikolata, ekmek, zeytinyağı,permakültür, doğal sabun vb.)atölyeler düzenlendi. Vegan üretim yapan gıda, kozmetik ve giyim firmaları stantlarında ürünlerini tanıtıp satış yaptılar. Yerel otlarla yapılan yemekler sunuldu. Vegan şefler, vegan yemek sunumları yaptılar. Düzenlenen konser alanında sanatçı Zeynep Casalini sahne aldı.


Eğlence, alışveriş, şeflerin canlı sunumları ve spor etkinliklerinin yanı sıra uzmanların katıldığı panel ve söyleşilerle, belgesel gösterimleriyle bilgi paylaşımlarını hedefledi. Çocuklar için de sağlıklı yaşam, doğa ve hayvan sevgisi üzerine özel bir etkinlik programı hazırlandı. Programda, Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından "Küçük Bir Mucize" adlı çocuk oyunu da sahneye koyuldu. Festivale katılanların çoğunluğu Didim Orman Kampı'nda kaldılar ve pazar sabahı hep birlikte açık büfe kahvaltı yapıldı.



Türkiye'nin ilk festivali ortalığı kasıp kavurdu. On binlerce insanın akın ettiği Didim Vegfest'de stand, atölye ve paneller katılımcıları hayran bıraktı.Belediye Başkanımız A. Deniz Atabay, Didim Turizm altyapı hizmet birliği ve Belediye Meclis üyemiz Sevinç Karataş'a, Fahri hemşehrimiz Hüseyin Baraner'e, Sağlıklı yaşam danışmanı Gül Kaynak'a, Beslenme uzmanı Kevser Başkara'ya, Uzman psikolog Öykü Büyükdere'ye, Gazeteci Yazar Zülal Kalkandere'ye, Gastroenterelog Dr. Mutse Banzrdach'a katkılarından dolayı teşekkür plaketi verdi.
Devamını oku »

Uniq2go Protein Bar (Protein Çikolatası)


Sizleri acayip tok tutan, az kalorili, katkısız ve koruyucusuz ama bir o kadar da lezzetli çikolatalar ile tanıştırmak istiyorum. Lezzetin yeni adı: Uniq2go protein bar! 4 ayrı çeşidi ile piyasaya sunulan protein barlar %100 doğal, sağlıklı içeriği ile dikkat çekiyor. Uniq2go barların tümü, soğuk işlenmiş ürünlerdir. Bu ısıl işlem görmediği anlamına gelir. Besleyici özelliklerini, vitaminlerini korumasını sağlar ve taze olur. Uniq2go barlar %100 doğal ve sertifikalı girdiler ile imal edilmektedir. İçeriğindeki lif ve proteinler sayesinde uzun süre tok tutuyorlar. Diyet dostu bir çikolata da diyebiliriz. Öyle ki piyasa da bulunan çoğu diyet üründen daha az kaloriye sahipler. Tam bir tok tutucu ara öğün. Glutensiz olduğu için, çölyak hastaları ya da gluten sindirimi ile ilgili sorunları olanlar da rahatlıkla tüketebilirler.

Uniq2go içerisinde ne yok? ;

  • Bugday, gluten,soya,mısır,mısır şurubu, nişasta
  • Kolestrol,trans yağ, lesitin, şeker alkolü, domuz yağı
  • Yapay tatlandırıcı, yapay aroma, renklendirici, dolgu
  • Kimyasal, koruyucu, katkı maddesi, zamk, bağlayıcı
  • Şeker ilavesi, yağ ilavesi ve sukraloz

Uniq2go içerisinde ne var? ;

  • %100 doğal olan, hurma, hurma suyu, süt proteini, peynir altı suyu proteini, bazısında süt tozu, kakao kitlesi, kakao, bazısında kuruyemiş, ve gerçekten %100 doğal (doğala özdeş değil !) aromalar: badem, portakal, nane, vanilya...
  • POWER adını taşıyan siyah ambalajlı en yoğun içerikli sportif Uniq2go %1’in altında laktoz içeriyor.
*Uniq2go protein barları, açtıktan sonra kısa sürede tüketmek lazım. Ama açılmadan, normal koşullarda 8 ay lezzetinden ödün vermiyor. Bu 8 ay son kullanma-tüketim tarihi değil. Tavsiye edilen son tüketim tarihi. Bu da demek oluyor ki, Uniq2go sekiz ayda mikrobiyolojik olarak bozulmuyor, şartlara bağlı olarak az da olsa sertleşip ilk zamanki lezzetinden biraz uzak düşmüş olabiliyor. Ürünlerin sertleşmesinin nedeni ise, içerisinde nemlendirici olmaması. Ancak sertleşmiş olması tüketilemeyeceği anlamına da gelmiyor. İster sertleşmiş haliyle tüketebilirsiniz, isterseniz de paketini çıkarttıktan sonra mikrodalga fırında ısıtarak gevşemesini sağlayabilirsiniz (denatürasyona yola açacağını unutmayın).

Denatürasyon nedir?; Denatürasyon, protein veya nükleik asitlerin doğal yapısında mevcut olan sekonder, tersiyer ve kuaterner yapılarının bazı fiziksel (yüksek sıcaklık, radyasyon) ve kimyasal (kuvvetli asit veya baz, organik çözücüler (alkol, kloroform vb.), yoğun inorganik tuz çözeltisi) dış etkilerle bozularak primer yapılarına dönüşmeleri sürecidir.


Uniq2go, şeker içermemesine karşılık, tadını içeriğindeki hurmadan alması sebebi ile diyabet hastalarının doktora danıştıktan sonra tüketmelerinde fayda var. Düşük glisemik endeks karakteristikli ancak diabetik  bir ürün değil. Ayrıca hamile ve emzirenlerin de tüketmeden önce doktorlarına danışmalarını öneririm. ''Peki kimler tüketebilir?'' derseniz; 3-99 yaş aralığında herkes. Choco light için alt yaş sınırı sadece 1 (bir). İş adamı, ev kadını, iş kadını, ev adamı, okul çocuğu, oyun çocuğu, çok çalışan-boşta gezen, sporcu, seyirci, az yaşlı, çok yaşlı herkes tüketebilir. Okulda, vapurda, trende, uçakta, garda, durakta, terminalde, deniz kenarında, dağ başında, ormanda, balık tutarken, yürürken, koşarken, yelkende, bisiklete binerken, araba kullanırken, maçta (ister oynayan ister seyreden), seyahatte ya da evde, misafirlikte, gizlice ya da alenen canınızın istediği her an her yerde tüketebilirsiniz. Ayrıca benden size tavsiye buzdolabında muhafaza ettiğinizde soğuk soğuk tüketmek çok daha zevkli oluyor :)
Devamını oku »

Beyaz Sirkenin Faydaları


Beyaz Sirke ( Sirke Ruhu ) Nedir?
Beyaz sirke ya da diğer adıyla sirke ruhunun adı şeffaflığından gelmektedir. Saf sirke endüstriyel olarak en kolay üretilen sirke olmasından ötürü maliyeti diğer sirkelerden ucuzdur. Ülkemizde pek bilinen bir ürün olmasa da yurt dışında şişesinin yani litresinin raf fiyatı 1 dolar’dan azdır.


Sirke ruhu nasıl üretilir ?
Saf sirke şeker pancarı ya da mısır şekerinden elde edilir. Önce şeker fermante edilir. Bu sayede alkol oranı yoğun bir yapı elde edilir. İlk fermantasyon sonunda elde edilen yoğunluk yaklaşık %90 civarındadır. Ardından alkol asit asetiğe dönüştürülür (bu da ikinci fermantasyondur). Bu işlem ilk fermantasyona oksijen ve bazı bakterilerin eklenmesiyle gerçekleştirilir.
Bu fermantasyon yöntemi hem pratik hem de alkolü kolayca asit asetiğe dönüştürmeye yarar.
Daha sonra sıvı filtrelenir ve pastörize edilir ve nihayet ürün şişelenir. Ürünün üzerindeki “derece” miktarı sirkedeki asit asetik oranını gösterir. Bu miktar saf sirkede %10 dur. Üretimi endüstriyel olsa da saf sirkeye “doğal” denmektedir. Bunun nedeni bu ürünün birçok durumda zararlı herhangi bir etkisi olmadan kullanılabilmesidir.
Beyaz Sirkenin Faydaları Neler?
10% oranında asit asetik içeren saf sirke eski zamanlardan beri kullanılagelmiştir. Sağlığa zararı olmayan bu sıvı kolayaca dönüşebilmektedir. Başka bir deyişle sirke ruhu biyolojik olarak çözülebilen bir sıvıdır ve evlerimizde kullandığımız birçok ürünün aksine atmosfere zararlı hiçbir gaz çıkartmamaktadır.
Tek bir kötü yanı vardır o da kokusudur. Bazıları sirke ruhunun kokusunu tahammül edilemez bulurlar. Ama bunun da bir çözümü vardır. Saf sirkeye bir iki damla parfüm eklemek saf beyaz sirkenin koku sorununu kolayca giderir.

Saf beyaz sirke Nasıl Kullanılır?
  • Temizlikte ve tuvaletlerde: Sirke ruhu tuvaletlerde kullanılan çamaşır suyu yerine kullanılabilir. Saf sirke tuvalet fayanslarına püskürtülür ve birkaç dakika bekletilir. Ardından zemin durulanır.
  • Fayansların kalkerini sökmede: Fayansların, muslukların ya da lavaboların beyazlatılması için kullanılabilir. Bunun için kaynatılmış saf beyaz sirkeyi yavaşça temizlenecek bölgeye dökmek bir iki saat bekletmek ardından da silinip durulanması yeterlidir.
  • Fayanslarda ve özellikle derzlerinde oluşan kara lekeleri çıkartmakta: Kararmış alanlara kaynar saf beyaz sirke dökülür, 2 saat bekletilir, fırçalanır ve durulanır.
  • Duş başlığının temizliğinde: Bir kabın yarısına su yarısına sirke ruhu doldurulur. Duş başlığı kabın içine bırakılır. Yarım gün bekletilir ardından fırçalanır ve durulanır.
  • Tencerelerin temizliğinde: Tencerelerdeki kalkerin temizliği için temizlenecek tencerenin yarısı suyla doldurulmuş bir kaba ya da lavaboya batırılması yeterlidir. Tencere bu şekilde 1 • 2 saat bekletilir ardından fırçalanır ve durulanır.
  • Dibi tutmuş ve kararmış tencerelerin temizliğinde: Tencere yaklaşık 10 dakika kaynatılmış sıcak sirke ruhuna batırılır.
  • Su ısıtıcıların tartaratı ya da kalkerini çözmede: Su ısıtıcının içine yarıya kadar su ve sirke ruhu eklenir ve cihaz çalıştırılır. Isıtıcı içindeki sıvı yukarıya çıktığında cihaz durdurulur ve 30 dakika belketilir
  • Vazoların, bardakların ve sürahilerin temizliğinde: Beyaz lekeleri çözmek için sirke ruhu birebirdir. Temizlenecek nesne yarısı saf sirkeden oluşan suya batırılır ve yarım gün bekletilir. Ardından durulanır.
  • Gümüşlerin parlatılmasında: Gümüşler sulu saf sirkeye batırılır ve 5 dakika bekletilir, durulanır ve yumuşak bir bezle silinir.
  • Ütünün temizliğinde: Ütünün rezervuarı yarısı su yarısı saf beyaz sirke olacak şekilde doldurulur. Ütü buhar konumunda son sıcaklığa getirilir. Birkaç dakika boyunca buharın çıkması sağlanır. Ardından ütü durdurulur ve 30 dakika bekletilir. Ve işlem rezervuar boşalana kadar tekrarlanır.
  • Bulaşık ve çamaşır makinesinin temizliğinde: Makinanın tartını sökmek için sıvı detarjan yerine sirke suyu koyulur ve makina boş olarak çalıştırılır.
  • Çamaşır makinesinin tamburunun temizliğinde: Doğrudan tambura ya da deterjanı eklediğiniz bölmeye 1 litre saf beyaz sirke dökün. Makineyi boş olarak çalıştırın ardından makineyi durulamak için bir defa daha döndürün.
  • Giysilerdeki çimen lekelerini çıkartmak için: Saf beyaz sirkenin giysilerdeki lekeleri çözmek gibi bir erdemi de vardır. Özellikle yeşillik lekelerine karşı birebirdir. Giysinizin lekeli bölümüne saf beyaz sirke içirin ardından giysiyi makineye koyun.
  • Yumuşatıcı olarak:Çamaşırlarınızı yumuşatmak için yumuşatıcı haznesine kimyasal yumuşatıcılar yerine aynı oranda sirke ruhu ekleyin.
  • Kilim ve halılarınızın lekelerini çıkarın: 3/4 oranında suyla seyreltilmiş sirke ruhu halı ve kilimleriniz üzerinde harikalar yaratacaktır. Sıvıyı lekeye serpiştirin ardından nemli bir bezle silin.
  • Cam temizliği: Bir püskürtücüye biraz saf beyaz sirke biraz alkol biraz da su ekleyin ve bu karışımı camlarınıza püskürtün ve silin. Camlarınız hem temizlenecek hem de silme izi olmayacaktır.
  • Doğal çim sökücü: Saf beyaz sirkenin asiditesi istenmeyen bitkilere karşı ekolojik bir yöntem olarak kullanılabilir. İstemediğin bitkilerin üzerine uygulayacağınız sirke ruhu bu bitkileri yakacaktır.
  • Yumuşak ve parlak saçlar için: Bir kabın yarısına su yarısına saf beyaz sirke koyun. Saçınızı herzaman kullandığınız şampuanla yıkayın ve durulama işleminde hazırladığınız su + sirke karışımını uygulayın. Durulamada kullanacağınız suyun saçınızı dinçleştirmesi için soğuk olması gerekmektedir. Bu işlemi ayda 1 • 2 defa tekrarlayın.
  • Saçlarınızı doğal yolla çözün: Saçınızı saf beyaz sirkeyle karıştırılmış suyla çalkalamanız saçlarınızın yumuşamasını ve açılmasını sağlayacaktır.
  • Beyaz diş mineleri: Ayda bir defadan fazla olmamak üzere dişlerinizi sirke ruhuyla çalkalamanız minelerinizi parlatacaktır.
  • Yanıklara ve güneş yanıklarına karşı: Yanık bölgeyi saf beyaz sirkeye bandırdığınız bir pamuk parçasıyla tamponlayın ve o bölgeye bastırın ya da bantlayın.
Devamını oku »

Tırnak Sararmasının Nedenleri ve Çözümleri



Tırnak sararması nedenleri:
  • Oje: Tırnaklarınızda sürekli olarak oje varsa, tırnağın ihtiyaç duyduğu oksijeni kesiyor olabilirsiniz. Özellikle de oje kalın bir katman oluşturuyorsa. Tırnak sararması şikayeti olan kadınlarda en sık görülen sararma nedeni ojedir.
  • Mineral Eksikliği: Vücuttaki mineral eksiklikleri tırnakların renginde değişime ve sertlik kaybı gibi fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. Özellikle demir ve çinko eksikliği tırnak sararması ile sonuçlanabilir.
  • Tırnak Mantarı: Tırnak mantarının öncü belirtisi tırnak sararması veya kahverengileşmesidir. Tırnak yatağına yerleşen mantarlar sarı da olabilen çeşitli renk pigmentleri üretmektedirler. Hastalığın ilerleyen evrelerinde tırnaklarda kötü koku oluşur ve mantarlar tırnak dokularına hasar verir. Tırnak kolayca aşınır hale gelir.Tırnak mantarı tıbbi destek isteyen ciddi bir problemdir, bir uzmana danışmalısınız.
  • Sigara: Sigara dumanında bulunan nikotin ve katran tırnak sararmasına yol açar. Bu durumda parmak ucundaki deri de sararacaktır. Ayrıca; sigara yüzünden kan dolaşımı parmak uçlarına daha az oksijen taşıyarak tırnak sararmasını ortaya çıkarır.
    Tırnaklarınızı vitaminsiz ve havasız bırakıyorsanız.
  • Bazı Hastalıklar: Tırnak sararmasına başka hiçbir açıklama getiremiyorsanız aşağıdaki hastalıklarla ilgili kontrole girmek faydalı olabilir:

  • Böbrek, karaciğer ve akciğer sorunları
  • Şeker hastalığı
  • Çok nadir görülen sarı tırnak sendromu

  • Bu hastalıkların ortak özelliği, kan dolaşımını ve oksijen emilimini zayıflatarak bazen tırnak dokularının yeterince beslenememesine yol açmalarıdır.


Tırnak Sararması Nasıl Geçer?
  • İlaç Tedavisi: Tırnak mantarı sadece krem ve reçetesiz ilaçlarla giderilemiyor. Bir doktor tavsiyesi ile ağız yolu ile alınan antifungal ilaçların kullanımı zorunlu olabilir. Sarı tırnak sendromunda ise kanıtlanmış kesin bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak E vitamini içerikli gıda takviyeleri ve kremler kesinlikle fayda sağlıyor.
  • Limon: Limon suyu iyi bir temizleyicidir. Bir tabak suya bir tane limon sıkarak parmaklarınızı yerleştirin. Taze limon yerine işlenmiş limon tuzu, suyu veya yağı da kullanabilirsiniz.
  • Tırnak Törpüsü: Sararan tırnağı törpüleyerek sararan kısımlardan kurtulabilirsiniz. Hep aynı yöne doğru törpüleyin ve kaliteli törpü kullanın. Tırnak yatağınıza zarar verecek kadar çok törpülemeyin.
  • Diş Beyazlatıcılar ve Tırnak Kalemleri: Protez dişleri beyazlatmakta kullanılan diş tabletleri tırnak sararmasını da giderir. Ayrıca tırnak beyazlatıcı kozmetik kalem ürünler vardır. Her ikisini de eczacınızdan temin edebilirsiniz.
  • Oje Kullanmayın: Mümkünse oje kullanmayın. Veya oje sürmeden önce koruyucu katman oluşturan kozmetik ürünler kullanın. Her birkaç ayda bir en az bir hafta boyunca hiç oje kullanmayın.
  • Oksijenli Su: Oksijenli su ve karbonatı macun kıvamına gelene kadar karıştırarak, güzel bir tırnak beyazlatıcı elde etmiş olursunuz.
  • Maden Suyu&Süt ile: Maden suyu ve süt karışımını 1-1 oranında bir kâsede birleştirin. Bu karışımın içerisinde, 5 dakika kadar tırnaklarınızı tuttuktan sonra, tırnaklarınızın üst kısmını tırnak törpüsü ile törpüleyerek işlemi tamamlayın.
  • Menekşe Yağı İle: Menekşe yağı, yalnızca tırnak beyazlatmak için değil, aynı zamanda tırnaklarınızın daha hızlı uzaması ve güçlenmesi için de kullanılmaktadır. Bir pamuğun üzerine, 4-5 damla menekşe yağını tırnaklarınızı güzelce silebilir ve yıkamadan bırakabilirsiniz. Ayrıca, tırnak cilalarınızın içerisine damlatacağınız birkaç damla menekşe yağı da, tırnaklarınızı koruyacaktır.
  • Diş Macunu İle: Diş macunu ile tırnak beyazlatma da, oldukça etkili bir yöntemdir. Yapmanız gereken bir tırnak fırçası edinmek(Normal bir diş fırçası da, yalnızca tırnaklar için kullanılabilir.) ve bu fırçanın üzerine nohut tanesi kadar beyazlatıcı özelliği bulunan diş macunu dökerek tırnakları fırçalamak. Fırçaladığınız tırnakları yıkamadan önce 10 dakika bekletirseniz, işlem daha kalıcı olacaktır.
  • Karbonat İle: Kozmetik alanında sıkça kullanılan karbonattan, tırnakları beyazlatmak için de yararlanılır. 1 çay kaşığı kadar karbonatın üzerine, 1 çay kaşığı yoğurt ekledikten sonra kıvam yakalamak için biraz da su ekleyebilirsiniz. Bu karışım ile tırnaklarınızı ovduktan sonra beklemeden yıkayın. Haftada 3 kereden fazla yapmamanızda fayda bulunuyor.
Devamını oku »

Chia Tohumu Nedir?

Chia (çiya) ismiyle bilinen bitki, aslında Güney Amerika’da yetişen bir tür adaçayı olan Salvia hispanica’dan başkası değildir. Bu bitkinin tohumları da Chia tohumu olarak satılmaktadır. Bazı çevrelerde mucizevi şekilde zayıflattığı söylenen ve konuşulan Chia tohumu, günlük 48 gramın üzerinde kullanıldığında bazı yan etkilere sebep olabiliyor. Bazı beslenme ve diyet uzmanları, chia tohumunun kilo verdirmediğini ve fazla tüketilmesinin yanlış noktalara gidebileceğini vurguluyor. Chia tohumu elbette faydalı ve olumlu sonuçlar sağlıyor ama olumsuz neticeleri de yok değil. Bu tohumun Aztek ve Mayalar zamanından, yani İ.Ö 3500’lerden beri kullanıldığı belirtiliyor.


%25-30 civarında yağ ihtiva eden Chia tohumu büyük ölçüde omega 3 de içeriyor. Besin değeri anlamında incelendiğinde ortalama 2 yemek kaşığı Chia tohumu 137-139 kalori, 9 gram yağ, 4 gram protein, 12 gram karbonhidrat ve 11 gram da lif içeriyor. 100 gram chia tohumu tüketimi bir kişinin günlük kalsiyum, magnezyum ve demir gereksiniminin yarıdan fazlasını karşılıyor. Görüldüğü gibi chia tohumu kalori açısından da oldukça zengin bir besin. Yiyeceklere, salatalara, içecek ve soslara da ilave edilebilen chia tohumu suda bekletildiğinde jel kıvamını alır. Bu da baklagillerde olduğu gibi tokluk hissi vermesini sağlar.

Türkiye’de özellikle zayıflatıcı etkisinden bahsedilen chia tohumu, bahsedildiği gibi mucizeler yaratacak bir bitki değildir. ABD’de yapılan bir araştırmada 12 hafta boyunca 50 gram chia tohumu verilen kişilerde belirgin bir kilo kaybı görülmediği tespit edilmiş. Chia tohumunun tokluk hissi verdiği kanısına gelince; uzmanlar chianın tok tutma etkisinin lif ihtiva etmesine bağlı olduğunu, bunun da lif içeren başka besinlerle de sağlanabileceğini belirtiyor. Günlük 48 gramın üzerinde tüketilen chia yan etkilere sebep olabilmektedir. Omega 3 içeriğinin yüksek oluşundan dolayı kan sulandırıcı etkisi olan chia, kan basıncında değişme ve kanamalara; bazı kimselerde de alerjik reaksiyonlara, mide problemlerine ve buna benzer problemlere sebep olabilmektedir. Gluten içermeyen chia tohumu çölyak hastaları tarafından da tüketilebilir.
Devamını oku »

Regl Sancısı İle Başa Çıkmanın Yolları


Birçok kadın ayın o döneminde sancılardan şikayet eder. Sancılar, hormon benzeri bir işlev gören prostaglandinin sebep olduğu rahim kasılmalarıdır. Bu kasılmalar, rahim duvarını regl dönemine hazırlar. Sancı genellikle hafiftir, bazı durumlarda aşırı olabilir. Hemen ağrı kesicilere yönelmektense, regl sancılarıyla başa çıkmanıza yarayacak yollara başvurabilirsiniz.

İşte regl sancılarıyla başa çıkmanız için birkaç ipucu…
  • Dinlenin ve rahatlayın
Ayın bu döneminde dinlenme ve rahatlama çok önemlidir. Yoga ya da meditasyon yaparak dinlenin. Regl döneminiz öncesinde ve esnasında iyi uyumanız da huzursuzlukla başa çıkmanız açısından önemlidir.
  • Spor yapın
Pek spor yapacak gibi hissetmiyorsanız da deneyin. Egzersiz çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Aslına bakarsanız araştırmalar “o dönemde” egzersiz yapmanın çok iyi sonuçları olduğunu gösteriyor. Haliniz yoksa bile hafif esneme ve germe hareketleriyle sancıları rahatlatabilirsiniz. Bu da kötü bir fikir gibi geliyorsa, yapmayın. Vücudunuzu dinleyin çünkü size neyin iyi geleceğini sadece siz bilirsiniz.
  • Sıcak bir duş ya da sıcak su torbası
Bazıları sıcak sever! Sıcak suyla doldurulmuş bir küvet sancılara çok iyi gelebilir. Ya da sıcak su torbası deneyin!
  • Gıda takviyesi alın
Doktorunuzla hangi takviyeleri alabileceğiniz hakkında konuşun. B1 vitamini ve magnezyumun regl sancılarını hafifletebilir.
Doktorunuzla konuşun
Eğer sancınız aşırı miktardaysa, sizin için doğru olan tıbbi yöntemleri doktorunuzla konuşun. Örneği hormon dengesi için doğum kontrol hapı kullanabilirsiniz.

Ayrıca, en iyi pedi kullandığınızdan emin olun.
Devamını oku »

Yulafın Lezzetli Hali; Nestle LİFİTA


Genellikle tam tahıl olarak tüketilen yulaf; lif,vitamin, mineral ve vücudumuz için yararlı birçok bileşeni bir arada içerir. Yulaf, B vitamini ve demir gibi vitamin ve minerallerin kaynağıdır. Ancak birçoğumuz tüm bu güzel yanlarını bildiği halde yulafı tüketmekte zorluk çekmekteyiz. Lezzetsiz, kuru, tatsız, tuzsuz nötr bir tat olduğu için kimi zaman tüketmeyi reddederiz.


Doğal lif kaynağı olan yulafın lezzetli hali ile tanışmaya var mısınız? Karışınızda Nestle LİFİTA! Nestle LİFİTA, ''tam tahıllı yulaf''ın gevreğe dönüşmesi ve ballı tahıl halkaları eklenerek lezzetlendirilmesi ile oluşmuş. Bizlere sadece, süt veya yoğurt ile nefis yulaf deneyimini kaşıklamak kalıyor. Nestle LİFİTA, yulaftan gelen iyilik ve nefis ballı halkalarıyla yeterli ve dengeli beslenmenin lezzetli ve keyifli olmasını sağlar. 

Nestle LİFİTA'nın besin değerleri:

  • Nestle LİFİTA, %85 oranında yulaf içerir.
  • 1 porsiyonunda (40g) günlük lif gereksiniminin %14'ünü karşılar.
  • B vitaminleri, kalsiyum ve demir içeriğiyle vitamin ve mineral alımına katkıda bulunur.
  • 1 porsiyon (40g) Nestle LİFİTA, demir için günlük beslenme önerilerinin%41'ini, kalsiyum için de %27'sini karşılar.
  • Kahvaltıda tercih edebileceğiniz yulaf gevrekleri, süt veya yoğurt ile birlikte tüketildiğinde güne zinde başlangıç için mükemmel bir seçimdir.
Devamını oku »