HAYATA 1-0 YENİK BAŞLAMAK
Bazen imreniyorum dışarıdan mükemmel görünen insanlara ama sonradan kimsenin mükemmel olmadığını, onların da hayatlarında farklı zorluklarla savaştığını hatırlıyorum. İşte o an dönüp kendime diyorum ki: "Sahip olduklarıma çok şükür!"
Ben hayata 1-0 yenik başladım. Dünyaya gözlerimi açtığımda, bedensel engelliydim. Annem her ne kadar bunu kabul etmese, suçu Çernobil ve bilumum dünyevi faktöre bağlasa da, annemin genetiği sebebi ile engelliyim...
Yine de annemin hakkını asla yiyemem. Benim için tabiri caizse savaşmış. Tüm olumsuz konuşmalara, engellemelere rağmen, zamanında ben daha bebekken, gazetede gördüğü küçük bir yazıdan cesaretlenerek, olmayan İngilizcesi ve "Asla sana dönüş yapmazlar" sözlerine rağmen, sayesinde Londra topraklarında bulundum. Gazetede gördüğü yazıda aynen şunlar yazıyormuş:" İngiliz doktor mucizeler yarattı!" İşte tam da bu yazı annemin, benim için mucizeler yaratmak istemesinin başlangıcıydı...
Annem bir cesaretle, gazetede gördüğü haberin kaynağı olan hastane ve o mucizeler yaratan doktora, Türkçe bir mektup yazmış ama işin komik yanı mektup yazdığı doktor dahiliye uzmanı. Mucizenin nereden geleceği belli olmaz sonuçta :) Meğerse herkes "Sen unut mektubuna cevabı" derken, bizim dahiliye doktoru aynı hastanede çalışan ortopedi doktoruna annemin mektubunu göstermiş. Yaklaşık 1 ay sonra anneme hastaneden mektup gelmiş. Tabi bunu duyan sülale şok :)))
Mektup tahmin edeceğiniz üzere İngilizce... Annem mektubu da alıp, doğduğum hastanedeki ortopedi doktoruna götürmüş. Türkiye'den, doğduğum andan itibaren, yapılan tüm tetkikleri istemiş. Mektuplaşmaları yaklaşık 3 yıl sürmüş...3,5 yaşıma geldiğimde, sonunda beklenen o büyük haber gelmiş ve Londra'ya davet edilmişim.
Tabi burada da karşımıza engeller çıkmazsa olmazdı zaten... İşte tam da o sırada, İngiliz bir hayırseverin desteği ile vizemiz çıkarıldı ve İngiltere'de tedavi süresince misafir edileceğimiz ev ayarlandı. Geriye sadece mucizelere tanık olmak kalmıştı...
Peki işler her zaman beklenildiği gibi mi sonuçlanır? Gerçekten mucize diye bir şey var mıdır? Yoksa asıl mucize senin elinde olmayanlara rağmen oldurabildiklerin midir?
Londra'da geçirilen 1 aylık zaman içinde elde var 0... Onlarca düşünülmüş, tartışılmış tedavi içerisinde amputasyona karar verilmiş. O zaman yapılması planlanan ampute ameliyatını olmalı mıydım? Yoksa aklım her şeye ermeye başladığında "Benim fikrimi neden almadınız? Bu durumdan mutsuzum der miydim?" işte bu ikilemin içinde kalınmış bir hayat...
Sence olması gereken neydi? Hangi karar verilirse kim daha çok mutlu olurdu? Muhtemel sonuç için 18. yaşımı beklemek mi daha iyiydi? Yoksa vakit kaybetmemek mi ? Hayata 1-0 yenik başladım diye hayatımı kendime zindan mı etmeliyim? Yoksa yoksa her düştüğümde yeniden ayağa mı kalkmalıyım?
Bence cevap oldukça açık. Tabi ki düştükçe kalkmalı, kaldığım yerden devam etmeliyim. Hayat devam ediyor ve bu hayatı olabildiğinde mutlu geçirmek benim ellerimde...


Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınızı benimle paylaşırsanız çok sevinirim :)